ABD'nin Süleymani üzerinden gönderdiği mesaj: "Türkiye'yi de zor günler bekliyor..."DEĞERLENDİRME

ABD, Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi’nin Irak’taki yöneticisi Mehdi el Mühendis’i öldürerek Ortadoğu siyasetinin gidişatına dair çok güçlü bir mesaj verdi.

Süleymani sadece İran değil Ortadoğu’da İsrail-Amerikan eksenine karşı direnç gösteren kesim ya da gruplar açısından simgeseldi. Filistin-Lübnan cephelerinde Hizbullah, İslami Cihad ve Hamas’ı destekleyen hatları yönetmek, Suriye’de hükümet güçlerinin yanında milis seferberliğini yürütmek, Irak’ta IŞİD’le savaşta milisleri mobilize etmek gibi kritik operasyonlar Süleymani’nin düşmanlarını çoğalttı. Her şeyden önce direniş ekseni nezdinde Kasım Süleymani İran’ın Ebu Mehdi el Mühendis de Irak’ın efsane isimleriydi.

Bu anlamda ABD herkes için beklenmeyen ve çok önemli bir darbe vurmuş oldu. ABD bu darbe ile İran’a karşı daha da sertleşeceğinin sinyalini de verdi. Trump ve Netanyahu iç siyasette zor günler geçirirken kendi kamuoylarını etkilemek için daha parlak bir adım atamazlardı.

İran hem son derece yetenekli bir komutanını hem de ülkesinde efsane komutan, bir ulusal kahraman olarak görülen figürünü kaybetti. Bunun ilk aşamada sahada bir etkisi olacak. Süleymani, İran’ın vekalet savaşının en önemli aktörüydü, başında olduğu Kudüs güçleri ve diğer vekil savaşçılarla bölgede İran’ın etkinliğini artırmasının başlıca aracıydı. Bunun yaratacağı boşluğu İran’ın şu aşamada doldurması çok zor. Bunun ayrıca Suriye ve Irak’taki vekil savaşı yürüten güçler üzerinde olumsuz psikolojik etkisi de olacak. Böylece İran’ın buralardaki etkisinde bir azalma beklenebilir. ABD bu şekilde İran rejimini de çatışmayı tırmandırmaya zorlayacak. İçeride İran yönetimi böylesine önemli, ikonik bir kaybın etkisini telafi edecek bir karşılık vermek zorunda kalacak. Bu bir bakıma İran’ın ulusal gururuna indirilmiş bir darbe.

Rejim ABD ile çatışmayı tırmandırmak ile kendi halkı karşısında hiçbir şey yapmamış konumda olmanın gerilimini yaşayacak. İran halihazırda geniş bir coğrafyaya yayılmış ve birden fazla vekil savaşı yürütmekte. İçte toplumsal huzursuzluk çok artmış durumda ve ekonomisi giderek kötüleşiyor. Muhtemelen, İran yönetimi ABD’nin öncelikle Suriye ve Irak’ta olmak üzere Ortadoğu’daki askeri varlığına yönelik sınırlı karşılık verecek. Bir diğer karşılık verme alanı, Lübnan ve Gazze üzerinden İsrail’e yönelik füze saldırılarının gerçekleşmesi olabilir. Irak, Suriye, Lübnan, Filistin ve Yemen başta olmak üzere İran’ın yönlendirebileceği ya da İran’la ortak hareket eden örgütler var. Vekiller üzerinden umulmadık yerlerden yanıt verilmesi ihtimal dahilinde.

Irak’ta Haşd el Şaabi liderlerinden Mehdi Mühendis’in de aynı suikastta öldürülmesi Irak iç siyasetindeki gelişmeleri de yönlendirecektir. Iraklı siyasi gruplar Amerikan güçlerinin Irak’tan çekilmesi yönündeki tasarıyı meclisten geçirmek için bastıracaklardır. ABD bu darbe sonrasında İran’ın nasıl adım atacağını bekleyecektir. Çünkü şimdi zor durumda olan İran. Zira daha önce defaatle ABD ve İsrail’e karşı ağır yanıt vereceklerini belirtmişlerdi. Eğer yanıt vermezlerse inandırıcılıkları kalmaz, verirlerse aynı ağırlıkta yanıt vermeleri gerekir ki ABD ve İsrail savaştan kaçmayacaklarını belli ettiler.

Türkiye’yi de zor günler bekliyor. Eğer ABD tarafında yer alırsa son dönemde geliştirdiği ABD’nin bölge politikalarına karşı söylemleri ile çelişecek, İran tarafında yer alması durumunda bu ABD’nin asla affetmeyeceği bir adım olacak ve Bush’tan bu yana var olan “ya bizimlesiniz ya teröristlerle” politikası gereği Türkiye’yi “teröristleri destekleyen ülke” konumuna sokabilir. Lübnan ve Hizbullah tarafını da takip etmek lazım. Hizbullah iki lideri öldürülen, “direniş ekseninin” Lübnan’daki ileri karakolu. Hizbullah harekete geçerse zaten karışık durumda olan Lübnan yeniden İsrail saldırılarına hedef olabilir. Suudi Arabistan ve BAE zaten ABD ile hareket ediyor ve bu ikisinin olası bir çatışmaya müdahil olmaları kaçınılmaz.

İran’ın ABD’nin bu ciddi darbesine vereceği karşılık belirleyici olacak. Eğer karşılık verirse İran’a yönelik politikanın sıcak savaşa doğru evrilmesi kaçınılmaz. Bu da bölgedeki bütün ülkelerin çeşitli düzey ve pratiklerde bu savaşa dahil olması demek.

Yenicag.info’ya özel olarak Eylem OKUMUŞ 

www.yenicag.info

335