Azerbaycan Türk Kadınlar Birliği Başkanından Esra Albayrak'a hakarete büyük tepki: "Yasalardakı boşluklar doldurulmalı"

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 4’üncü kez baba olması haberini Twitter hesabından duyurduktan sonra Berat Albayrak ve eşi Esra Albayrak`a karşı sosyal medyada çirkin paylaşımlar yapıldı.

Yeni doğmuş bebek üzerinden çifte çirkin saldırılar yapıldı. Bu olay Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Başta siyasetçi kadın kimliği nedeniyle geçmişte çok saldırlara maruz kalan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener olmak üzere bir çok siyasetçi olayla ilgili tepkilerini net şekilde ortaya koydular. Babasıyla siyasi rakip olmalarına rağmen Akşener ve ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu`nun eşi Esra Albayrak`ı aradı. Olay üzerine hapiste olan Selahettin Demirtaş`ın eşi de bu çirkin saldırıları kınayan bir mesaj yayınladı. Hangi kesimden, hangi siyasi görüşten olması önem taşımaksızın herkes tek yürek oldu bu olayda.

Bunun anlamı ne, biliyor musunuz? İnsanların olaya yaklaşımı, milletin ahlaki değerlere ne kadar önem verdiğini ortaya koydu. Bu olayla bir kez daha biz Türkiye toplumunun ahlaki değerlerini kaybetmediğinin şahidi olduk.

Ben yıllardan beridir Türkiye politikasını yakından izleyen birisi gibi bazen de olaylarla ilgili yorumlar yapıyorum, değerlendirmelerde bulunuyorum. İç siyasete ise fazla karışmayı etik bulmuyorum. Fakat bu olay üzerinde durmamın başka bir nedeni var. Öncelikle, Azerbaycan Türk Kadınlar Birliği ve Azerbaycan Türkiye Evi başkanı olarak, bu olayı, yapılan hakareti şiddetle kınıyorum. Ve olayın Azerbaycan`ın sosyal medya mecrasında benzerliğini gördüğüm için buna kayıtsız kalamadım.

Azerbaycan`da da sosyal medya üzerinden zaman-zaman kadınlara karşı çirkin saldırılar yapılıyor. Hem de ailesinin, çocuklarının olup olmamasına, yaşına önem vermeksizin yapılıyor bu saldırılar. Bu zihniyet, sahte hesaplar açarak insanların namusuna dil uzatabileceklerini, kadınlara alçakça tacizde bulunabileceklerini zannediyorlar.

Tüm bu olaylara bir kaç aydınımızdan başka kimse tepki göstermiyor. Bu da yasalarımızda bir boşluğun olduğunun göstergesidir. Bunların karşısı kesinlikle alınmalıdır.

Bakınız, Türkiye`de hakaret içerikli paylaşımda bulunanlar gözaltına alındılar. Çok doğru karar! Azerbaycan`da da sözünü ettiğimiz olaylarla ilgili yasalardaki boşluklar doldurulmalıdır.

Şimdi her kes kendine bir internet sitesi kuruyor, sosyal medya hesabı açıyor. Bunların amacı ya birilerini şantaj etmek, ya da her hangi bir memura “hizmet” etmektir.

Bu konuda mahkemelerimiz uluslararası kuruluşların tepkilerinden çekinerek yapılması gerekeni yapmıyorlar. Gazeteci olmayan, fakat gazetecilik yapanlar kendi sorumluluklarının farkında olmalılar. Biz onların hapse atılması gerektiğini söylemiyoruz. Başka çözümler de var. Mesela, yalan haber yapan, şantajla meşgul olan sözde gazetecilere ve sosyal medya kullanıcılarına yüksek miktarda para cezası kesilebilir.

Bunların hepsi manevi terördür, cinayettir. Sosyal medya kullanıcıları sahte hesaplar açarak istediklerini yapabileceklerini düşünmemeliler. Burada yasalar devreye girmeli.

Türkiye`de insanlar kendileri son olaydan sonra böyle şeylerin bir daha yaşanmaması için gereken neyse yapılmasını talep ediyorlar. Bu yalnızca Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın kızının başına gelmiş bir şey değil. Bununla hemen hemen her kadın karşılaşıyor.

Azerbaycan`da da Cumhurbaşkanının eşi, kızları, aile üyeleri sahte hesaplarla farklı sadırlara maruz kalıyor. Etrafımdaki kadınların çoğunun başına böyle olaylar geliyor. Bu olaylarla ilgili hükümet yasal düzenleme getirmelidir.

Türkiye böyle konularda daha muhafazakar. Fakat Azerbaycan medyasına baktığımız zaman sosyal medyanın çirkinliğini, bataklıkta olduğunu görebiliyoruz. Bunun karşısı alınmalıdır. Özellikle mahkemelerdeki boşluklar tez zamanda doldurulmalıdır.

Benim, işini gerçekten şerefle yapan gazetecilere sonsuz saygım var. Ama kalemini memurlara satanlar, gerçekleri çarptıranlar ve çirkin amaçlara hizmet edenler de var ve onlar gözardı edilmemeli.

Azerbaycan basınının 145 yaşını kutlayacağımız bir zamanda fikirlerim sakın ama sakın özgür medya anlayışına karşı olarak değerlendirilmemelidir. Sadece bu güzel ve şerefli mesleğin lekelenmesine karşıyım ve onu lekeleyenlerin cevabı da şerefli basın mensupları tarafından verilmelidir!

Aile ve kadına uzanan ellere hukuk “dur” demeği bilmeli!

Tıpkı, Türkiye’de olduğu gibi millet ve siyaset bu konuda bir olmalı, birlik olmalı!

Tenzile Rüstemhanlı

Azerbaycan Türk Kadınlar Birliği ve Azerbaycan Türkiye Evi Başkanı

www.yenicag.info

343