"Sözde 'Ermeni soykırımı' ABD için Türkiye`ye baskı aracı" - Rus uzman

Yenicag.ru`nun rus uzman, Güney Batı Üniversitesi’nin profesörü Vladimir Markovçin yanıtladı.

– Suriye`deki son gelişmelerdebn her kesin haberi var. Türkiye`nin Suriye`nin kuzeyine gerçekşetirdiği operasyonla bölgenin jeopolitik haritasında önemli değişiklik oldu. ABD, yine kendisinin ikili oyununu sergiledi. Bu, Ankara ve Moskova’nın daha da yaklaştırdı ve bölgede güvenlik garantörü haline gelmesine neden oldu. Sizce, Orta Doğu’da Batı’nın hedefi nedir?

– Sizinle yeniden fikirlerimi bölüşmekten mutluluk duyuyorum. Daha önceleri yaptığımız röportjlarımızdaki tahminlerimiz neredeyse yüzde yüz gerçekleşti. Bu da bizim Yeni Çağ`la doğru yolda olduğumuzun göstergesi!

Şimdi de Suriye ve Orta Doğu hakkında. Aslında, tüm bölge gerginlikten, mültecilerle ilgili sorunlardan, savaştan, her dakika yüzlerce insanın hayatını kaybetme riskinden bıkmış bir durumda. Buradaki nesiller gerçek huzurun ne olduğunu anlamadan büyüdüler.

Vladimir Markovçin

Bu süreçte Türkiye ordusunun yanı sıra Suriye ordusu tarafından da çaba sarf edildi. Tüm bölge için bir tehdit oluşturan Kuzey Suriye`de istikrar süreci başladı. Fakat ABD ordusu ve onların “itaatkar yardımcıları” bunu engellemeye çalıştılar. Son olarak, Beyaz Saray, bölgedeki birliklerinin varlığının temel nedeninin, neredeyse her zaman olduğu gibi, petrol rezervleri olduğunu itiraf etti. ABD petrolü yine Teksas’ın kumlarını Suriye’nin çölleriyle karıştırdı ve tutkuları uğruna milyonlarca insanın acı çekmesine neden oldu.

Sadece yakın zamanda NATO’ya katılmış olan küçük ve tamamen deneyimsiz ülkeler, halen NATO`da olmanın dünyadaki tüm korkunç şeyler için deva olduğuna inanıyor. Ancak kesinlikle durum böyle değil ve Kuzey Atlantik İttifakının şu anki durumu hakkında en iyi şey yakın zamanda Fransız Cumhurbaşkanı Macron tarafından teşhis edildi: “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşiyor”. Amerikalılar ittifakdaki en yakın ortaklarını bile dinlemeyi bıraktılar.

NATO bloğunun parçası olan ülkelerin ordularına bakalım – burada kaç tane Montenegro`dan ürün bulacağız? Veya Alban, ya da en kötüsü, Polonya`dan? Yine – hiçbiri yok. NATO, her şeyden önce, herhangi bir malı kolayca satmanın mümkün olduğu ümit verici bir pazar. NATO’nun aynı standartlarına göre kaç ülkenin kendi silahını üretmesine izin veriliyor? Hayır, böyle bir şey yok!

ABD`nin ikili siyasetleri artık hiç kimseyi şaşırtmıyor. ABD tarafından eşitcil siyaset ve her kesin saygı duyduğu normlara saygı göstermesine nadiren rastlıyoruz.

Türkiye`yi de ortak olarak görmek istemiyorlar. Onlar Türkiye`nin silahları kendilerinden almasını istiyorlar, fakat öyle şartlar koşuyorlar ki, bu akılalmaz bir şey. ABD`nin Türkiye`deki darbe girişimine ne kadar yardımcı olduğunu hatırlatmak bile istemiyorum. Hakikaten de “Hain arkadaş en tehlikeli düşman!”

ABD ve zorla onlara katılmış koalisyon Orta Doğu`da küresel bir kriz yarattılar: Göç krizi. Bu, belki de onlara bir cezaydı.

– Suriye’nin kuzeyindeki son olaylardan sonra Rusya ile Türkiye arasındaki askeri işbirliğinin sağlamalştırılması yeniden gündeme geldi. Su-57`nin F-35`den farkı nedir? Eğer Türkiye, ABD’nin tehditlerine rağmen, yine de bu silahları Rusya’dan satın alırsa, bu durum dünyadaki askeri denge açısından ne anlama gelir?

– Her iki ülke için böyle bir işbirliği gereklidir. Dürüst olalım, Rusya savunma sanayisinin ürünleri, Türkiye’nin Orta Doğu bölgesindeki komşularının büyük çoğunluğunda bulunmayan en yeni ve en güvenilir silahlar. Beşinci nesil Su-57, endüstriyel üretime geçti ve bu yılın sonundan önce ilk kopyaları Rus Havacılık Kuvvetleri’ne gidecek.

Su-57’nin uçuş özelliklerinin neredeyse tümü sınıflandırılmış durumda, bu nedenle gerçekten karşılaştırılacak bir şey yok. Ancak birkaç gösterge üzerinde duracağız. Her şeyden önce, maliyet. Uzmanların çoğu bunun, F-35’ten yaklaşık 2,5-3 kat daha ucuz olan 35-40 milyon doları geçmeyeceği konusunda hemfikir. Hiç kimse Amerikan ekipmanlarının oldukça pahalı olduğu gerçeğini inkar etmiyor.

Amerikalılar kendi uçaklarıyla gurur duyuyorlar, ama siz ve ben, 1960’larda bir roket fırlatılarak 20 yıl önce Yugoslavya’da gökyüzünde uçağın nasıl vurulduğunu biliyoruz. Su-57 bir oyuncak değil, karada, suda ve hava hedeflerinde kullanılabilecek ağır bir savaşçıdır.

Son yıllardaki önemli eğilim – Rusya savunma sanayindeki son gelişmelere yeni ortaya çıkan geniş ilgi bugünün gerçeğidir.

Pek çok ülkenin şu anda ödemeye razı olduğu oldukça büyük para, bence dünyanın en iyi silahlarını hak ediyor. Bugün bunlar Rus silahları. Su-57’nin Türkiye’ye tedarikine ilişkin sözleşmeyi imzaladıktan sonra, ortaklarımızı başarılı bir işlem için tebrik etmekten başka seçeneğimiz yok.

Şahsen, vatandaşlarımın çoğu gibi, Amerikan askeri endüstrisinin kaderini umursamıyorum. Biz yetişkiniz ve silah piyasasında koşulsuz ABD egemenliğinin kısa ömürlü döneminin bittiğinin farkındayız. Proleter şairin bir şiirinde dediği gibi: “Burada geçici olan hangileri? Çekilin! Zamanınız bitti!”

– Rusya ve Türkiye arasındaki işbirliğini güçlendirme döneminde, bu süreci engellemek ve Erdoğan’ı Putin’le yakınlaşmaktan caydırmak için Ankara’ya karşı çeşitli yaptırımlar uygulandı, ancak tüm bunlar işe yaramadı. Sizce, Washington, Ankara`ya baskı için daha neleri kullanabilir?

– Entrika, Amerikalılar ve en yakın arkadaşları için uzun zamandır devam eden bir hobidir. Yukarıda, Amerika Birleşik Devletleri’nin düzenli olarak çeşitli devletlerle ilgili dostça hareketlerden uzaklaşmasının sebeplerinden bahsettik. Bu, onların kanında var. Yaptırımlar şüphesiz olacaktır.

Uzun yıllar boyunca, Rusya, dünyanın çoğu sanayileşmiş ülkesi tarafından ilan edilen ve büyük ölçüde Rusya ekonomisinin birçok sektörünün toparlanmasına katkıda bulunan ağır yaptırımlara maruz kalmıştır. Rusya’yı çeşitli şekillerde parçalara ayırmaya, jeopolitik muhaliflerimiz için faydalı olan zayıf iradeli ve itaatkar bir rejim kurmaya çalışıyorlar.

– Rusya ve Türkiye arasında sağlanan Soçi mutabakatından sonra ABD Kongresi, Türkiye`yi kendisinden daha da uzaklaştıracak “Ermeni soykırımı” yasa tasarısını kabul etti. Sizce, Ermeni diasporası ve Ermenistan’ın Rusya dış politikasına etkisi ne kadar? Ermeni sorunu, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da gelişmesine engel olabilir mi?

– Sözde “Ermeni soykırımı” kararının kabul edilmesi Türkiye-ABD ilişkilerini zedeleyecektir. Ermeni diasporasının bu devlette ciddi bir konuma sahip olduğu kimse için sır değil. Ermenistan toprakları üzerinde bir Rus askeri üssünün varlığı, gelecekte Rus-Türk ilişkilerini asla etkileyemez ve etkilemeyecektir.

Konuştu: Kafkas Ömerov

Rusçadan çeviren: Agil Bekir

www.yenicag.info

163