Gecenin en karanlık anı sabaha en yakın olduğu andır, Hocalı!

Gecenin en karanlık anı sabaha en yakın olduğu andır, Hocalı! – Furkan Azeri Yeniçağ.az‘a yazdı.

26 Şubat 1992’de Ermeni ve Rus Ordusu 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk olma üzere toplam 613 insanı Hocalı da hunharca öldürerek bir soykırım yapmıştı. Bu soykırım sırasında binlerce insan sürgün edilmişti. O günden sonra Hale işgal altında olan Hocalı’ya hitaben Azerbaycan asıllı Gazeteci Furkan Azeri’nin yazdığı yazı;

Hocalı bekle bizi mutlaka geleceğiz!

Hayallerin şehrine Kafkasya’nın kalbini işgal eden işgalcilere rağmen mutlaka döneceğiz, hainlerin botlarıyla kirlettiği öz toprağımıza bir gün mutlaka döneceğiz.

Hocalı! Emin ol ben senin yanında  ölmek isterim. Kalbimi ta gözbebeklerine teslim etmek isterim. Sesimi tüm Dünya Müslümanlarının sessizliği arasında, öz toprakların arasında devşirmek isterim ölüm sessizliğine.

Türk dünyasının toprağa düştüğü, küçük düşürüldüğü  o toprakları da kanımla yıkamak isterim. Belki de seni yaşayamayacak kadar aciz düşmüş bedenimi yıkamak isterim topraklarında.

Hocalı! Sen Kudüs kadar, Gazze kadar, Hama kadar, Kerkük, Doğu Türkistan kadar mazlum ve mağdursun. Biz seni birileri  gibi her 26 Şubat’ta anmıyoruz, çünkü sen bizim her daim aklımızda ve kalbimizdesin.

Allah biliyor ki;

Hocalı için, Laçın için, Şuşa için, Hankendi için kalbimiz alışıp yanıyor.

Biz işgal altındaki bütün topraklarımızın mağduriyetinden dolayı Allah’tan ve ümmetten utandığımız kadar öz halkımızdan ve Hocalı halkından da utanıyoruz.

Hocalı! Biliyorum Kafkasya; göğsündeki şehitlere, Grozni’ye, İmam Şamile, İmam Mansur’a ve Çerkes sürgününe ağladığı kadar sana da ağlıyor. Biliyorum ümmetin kalbi senin için de kıpır kıpır oluyor ve her seferinde heyecanla atıyor.

Hocalı! Farkındayım Akdeniz, Biladüş–Şam’daki zulümlere coştuğu gibi Hazar da senin için coşuyor.

Kudüs,Hama, Kerkük, Doğu Türkistan ümmeti ayıpladığı gibi sen de bizi ayıplıyorsun. “Bir avuç Ermeni’nin bu kadar zulmüne, haksızlığına ve hainliğine karşı bu dünya neden bu kadar suskun” diyorsun. 25 senedir kınama ve boş vaatlerden başka bir şey yapmayanlara ve sen inim inim inlerken, somut bir şey yapmayanlara karşı ahu figan ediyorsun.

Bir milyon kaçkını olan bir millet neden bu kadar pasiftir diye çığlıklar atıyor, belki de için için ağlıyorsun.

Hocalı! Biliyorum sana ne söylesem anlamsızdır, ne desem senin için boştur, ne olur kızma bana! Sadece bil ki gece ne kadar uzun olsa da sabah yakındır.

Tr.Yeniçağ.Az

www.yenicag.info

357