Azerbaycan, Ermenistan’ın Karabağ’daki suçlarının hesabını vermesini istiyor

Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Elnur Mammadov, Ermenistan’ı Karabağ’daki işgali ve bu süre zarfında işlediği suçlarının uluslararası mahkemeler önünde tespit edilmesi için çalıştıklarını söyledi.

Bakan Yardımcısı Mammadov, Ermenistan’ın, daha önce işgali altında bulunan Karabağ’da, 1991’den itibaren çeşitli ihlallerde bulunması ve karıştığı suçların soruşturulması amacıyla süreci uluslararası mahkemelere taşıdıklarını belirtti.

Azerbaycan tarafından, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) nezdinde “Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme”nin ihlal edildiği iddiasıyla Ermenistan’a karşı açılan dava duruşmasında konuşan Mammadov, süreci ve Divan’dan beklentilerini değerlendirdi.

Mammadov, “2. Karabağ Savaşı’ndan sonra Azerbaycan, kendi egemenliğinde kabul edilen bu topraklarda, Ermenistan’ın işlediği çeşitli suçlardaki sorumluluğu sebebiyle uluslararası mahkemelerde bazı davalar açtı. Bunlardan biri de Eylül 2021’de Ermenistan’a karşı Uluslararası Adalet Divanında 1965 tarihli ‘Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’ kapsamında açtığı dava.” dedi.

Ermenistan’ın, Azerbaycanlılara karşı etnik temizlik politikaları

Ermenistan’ın, uzun süren işgal sürecinin tamamında işlediği suçları ele alan davaya ilişkin itirazlarda bulunduğunu ifade eden Mammadov, “İlk turda Ermenistan tarafı itirazlarını sundu sonra Azerbaycan bu itirazlara ilişkin cevabını sunacak. Daha sonra da ikinci tur sunumlar yapılacak. İlk olarak Ermenistan, daha sonra Azerbaycan meseleye ilişkin cevaplarını Mahkeme’ye sunacak.” diye konuştu.

Azerbaycanlılara karşı soykırım ve etnik temizlik politikaları uyguladığı gerekçesiyle Ermenistan’ı dava ettiklerini anlatan Mammadov, “Ermenistan’ın, bu topraklarda bir daha Azerbaycanlıların yaşamaması ve sadece Ermenilerin yaşamasını sağlamaya yönelik planları vardı.” değerlendirmesinde bulundu.

Mammadov, açtıkları davayla Ermenistan’ın bu zamana kadarki ihlallerinin UAD tarafından tespit edilmesi ve Azerbaycanlıların Karabağ’daki topraklarına geri dönüşleri sürecinde Ermenistan’ın yükümlülüklerine uymasını sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.

Mammadov, 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra buradan sürülen Azerbaycanlıların yeniden topraklarına dönmesine yönelik programlarının devam ettiğini kaydetti.

Tazminat ve Karabağ’a dönüş

Ermenistan’ın işlediği ihlaller sebebiyle UAD tarafından tazminata mahkum edilmesini talep ettiklerini aktaran Mammadov, Divan’ın yargı yetkisine sahip olduğuna karar vermesinin ardından davanın esası aşamasında Azerbaycan’ın taleplerini ele alacağını aktardı.

Mammadov, Ermenistan’ın toprağa yerleştirdiği mayınları, Azerbaycanlılara yönelik etnik temizlik politikasının bir unsuru olduğunu Divan yargıçlarına anlattıklarını belirterek “Mahkeme bu haftaki sunumların ardından henüz temizlenmemiş mayınlara ilişkin de bir değerlendirme yapacak. Bizim değerlendirmemiz göre Ermenistan, Azerbaycanlılara karşı yaptığı ırk ayrımcılığında farklı araçlar kullandı ve bunlardan biri de döşediği mayınları Azerbaycanlıların dönüşünü engellemek için kullanması.” ifadelerini kullandı.

Mayınların temizlenmesi

2. Karabağ Savaşı’ndan sonraki süreçte, Ermenistan’ın işgal döneminde döşediği mayınların patlaması nedeniyle 352 Azerbaycanlının yaralandığını veya yaşamını yitirdiğine işaret eden Bakan Yardımcısı Mammadov, bundan önceki duruşmalarda olduğu gibi bu haftaki duruşmalarda da Ermenistan’ın kullandığı mayınları Divan’ın dikkatine sunacaklarını belirtti.

Mammadov, şöyle devam etti:

“Ermenistan, uzun süre bu arazilerdeki mayınların yerini gösteren haritaların kendisinde olmadığını iddia ediyordu. Daha sonra uluslararası baskıların neticesinde bu haritaların kendisinde olduğunu kabul etti. Son üç yılda bu haritaları parça parça verdiler. Bunların yaklaşık yüzde 25’lik doğruluk oranı bulunuyor ve bunlar da bizim için bir şey ifade etmiyor. Bu da Azerbaycanlılara olan nefretin bir göstergesidir.”

Ermenistan’ın mayın meselesinde gerektiği gibi işbirliğine gitmediğini ve uluslararası yükümlülüklerine uygun davranmadığını vurgulayan Mammadov, “Bu bakımdan, bizim için bu meseleleri uluslararası mahkemelere taşımaktan başka yol kalmıyor.” dedi.

Azerbaycan’ın gerekçeleri

Azerbaycan, Ermenistan’ın, “Her Türlü Irk Ayrımcılığının Tasfiye Edilmesine Dair Uluslararası Sözleşmesi”ni etnik temizlik, kültürü yok etme, çevresel saldırı ile nefret söylemi ve dezenformasyon yapmak suretiyle 4 farklı şekilde ihlal ettiğini bildiriyor.

Azerbaycan ilk olarak, Ermenistan’ın, 1987’den 2020’ye kadar “ulusal ve etnik köken” temelinde eskiden işgal ettiği topraklarda ve Ermenistan’da yaşayan Azerbaycanlılara karşı “etnik temizlik” yaptığını ve bu “etnik temizlik politikasının” Karabağ’da sadece Ermeni etnisitesine mensup kişilerden oluşan bir devlete ulaşmak amacıyla uyguladığını ifade ediyor.

Azerbaycan, en üst düzeyindeki devlet kademesinden itibaren tüm Ermenistan makamlarının ırkçı ve nefret söylemlerinde bulunduğunu beyan ediyor.

Azerbaycan, Ermenistan’ın işgal ettiği topraklarda yaşayan yaklaşık 1 milyon Azerbaycanlıyı topraklarından sürerek Azerbaycan şehirlerini, kasabalarını ve kültürel mirasını tahrip ettiğini belirtiyor.

Azerbaycan son olarak Ermenistan’ı, Azerbaycanlıları temel kaynaklardan mahrum bırakmak, işgal altındaki topraklarda doğal kaynakları sömürmek ve çevreyi tahrip etmekle suçluyor.

Azerbaycan’ın UAD’den talepleri

Azerbaycan, Divan’dan, Ermenistan’ın devlet organları, temsilcileri ve hükümet yetkisini kullanan veya yönlendirmesi altında hareket eden diğer kişi ve kuruluşlar aracılığıyla Irk Ayrımcılığı Sözleşmesi’nin 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. maddelerini ihlal ettiğinin tespitini;

Ermenistan’ın, diğer kişi, grup ve kuruluşlar tarafından yürütülen Irk Ayrımcılığı Sözleşmesi’yle bağdaşmayan faaliyetlere yardım, destek ve sponsorluk yaparak Sözleşme’yi ihlal ettiğini;

Azerbaycanlılara yönelik her türlü etnik temizlik politikası ve uygulamasından derhal vazgeçmesini;

Mayın sahalarının yerlerine ilişkin kapsamlı ve doğru haritalar ve diğer bilgilerin sağlanması, Azerbaycan topraklarında kara mayınlarının döşenmesinin durdurulması ve mayın temizleme operasyonları için Azerbaycan’la işbirliği yapmasını;

Azerbaycanlıların doğal kaynak ve kültürel miraslarına erişim hakkına yönelik engelleri kaldırmasını;

Azerbaycanlılara yönelik ırk ayrımcılığının engellenerek bunlara karışanların cezalandırılmasını ve Ermenistan’ın ihlalleri sonucunda uğradığı zarar için Azerbaycan’a tazminat ödenmesine hükmedilmesini istedi.

İki ülke arasındaki karşılıklı dava

İki ülke birbirine karşı karşılıklı aynı davayı açtı.

Ermenistan, 16 Eylül 2021’de “Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme”nin ihlal edildiği iddiasıyla Azerbaycan aleyhine UAD’de dava açtı.

Ermenistan’ın Azerbaycan aleyhine iddiaları, Azerbaycanlıların “Vatan Muharebesi” dediği, Eylül 2020’de başlayarak 44 gün süren 2. Karabağ Savaşı ve sonrasında yaşananları kapsıyor.

Azerbaycan, 21 Nisan 2023’te, mahkemenin yargı yetkisine ilişkin ön itirazlarda bulundu ve bu itirazlar hakkında verilecek karara kadar davanın esası hakkındaki yargılamanın askıya alınmasını istedi.

Divanın, 15-19 Nisan tarihlerinde her iki ülkenin de yargı yetkisine ilişkin sözlü beyanlarının alındığı duruşmalarda Azerbaycan, mahkemenin yargı yetkisinin bulunmadığını, Ermenistan’ın gerekli kabul edilebilirlik şartları oluşmadan siyasi amaçla dava açtığını ve UAD nezdindeki dava açma amacını kötüye kullandığını belirterek davanın reddini istemişti.

22 Nisan’da başlayan duruşmalar ise Azerbaycan’ın 23 Eylül 2021’de, yine aynı sözleşmenin ihlal edildiği iddiasıyla Ermenistan aleyhine açtığı davaya ilişkin bulunuyor.

Ermenistan, 21 Nisan 2023’te Azerbaycan’ın açtığı davada mahkemenin yargı yetkisine ilişkin ön itirazlarda bulundu ve bu itirazlara ilişkin bugün başlayan duruşmalar 26 Nisan’da sona erecek.

www.yenicag.info

411