Suudiler veliahtı neden değiştirdi?

Mevcut Kral, Salman’ın, yaşça daha büyük olan yeğeni Prens Muhammed bin Nayef yerine, Muhammed bin Salman’ı veliaht olarak ataması kimi kesimlerde şaşkınlık yarattı.

Suudi Arabistan, geçtiğimiz günlerde yeni Veliaht Prensi’ni ilan etti: Prens Muhammed bin Salman.

Mevcut Kral, Salman’ın, yaşça daha büyük olan yeğeni Prens Muhammed bin Nayef yerine, Muhammed bin Salman’ı veliaht olarak ataması kimi kesimlerde şaşkınlık yarattı. Çünkü Suudi ritüellerine uygun olan, yaşça büyük prensin veliaht ilan edilmesiydi.

Kral Salman’ın yeğeni olan 57 yaşındaki Muhammed bin Nayef, Arap coğrafyasında saygın bir yere sahipti. El Kaide’nin etkisizleştirilmesi sürecinde etkili bir figür olan Prens Muhammed bin Nayef’in Batı dünyası ile de iyi ilişkileri olduğu biliniyor. Peki Kral Salman yeğenini neden gözardı etti?

Kimi kaynaklar, Prens Muhammed bin Nayef’in veliaht seçilememesinin bir bombardıman sırasında rektumundan ciddi şekilde yaralanmış olması ile ilgili olabileceğini düşünüyor. Aldığı yaranın kalıcı etkileri olabileceği iddia ediliyor. Fakat hakim görüş, Muhammed bin Salman’ın veliaht prens seçilmesi ile Körfez bölgesinde yaşanan son gelişmelerin bağlantılı olduğu yönünde.

GENÇ PRENS’İN HIZLI YÜKSELİŞİ

Başbakan Yardımcılığı ve Savunma Bakanlığı görevlerinde bulunan Veliaht Prens, 1985 Cidde doğumlu. Dünyanın en genç Savunma Bakanı ünvanına sahip. Kral Suud Üniversitesi’nde hukuk eğitimi almış. Suudi Arabistan’ın Yemen’deki Husilere karşı yürüttüğü savaşa öncülük ediyor.

Babasının tahta geçtiği 2015 yılına kadar göz önünde bir figür olmadığı belirtilen Muhammed bin Salman hakkında, Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın Suudi Arabistan yanlısı Al Arabiya ile gerçekleştirdiği bir söyleşide “son derece bilgili, zeki ve yaşının üzerinde bir bilgeliğe sahip” ifadelerini kullandığı belirtiliyor.

New York Times’dan Ben Huber’ın aktardığına göre, Suudi Arabistan’daki pek çok insan genç, kendi kuşağından birinin veliaht seçilmesinden mutlu. Ancak herkes değil.

Eski Jenerasyon, bu derece keskin bir dönüşümü kabul etmekte zorlanıyor. Ancak ne olursa olsun, Suudi Arabistan’ın bir monarşi olduğu ve insanların bu değişikliğe eninde sonunda razı olacağı belirtiliyor.

REFORM TARAFTARI

Genç Prens’in Suudi Arabistan’ın modern yüzlerinden biri olduğu da iddialar arasında. Independent, hazırladığı portrede kendisinden “eski kuşak Suud liderlerinin aksine, sık sık televizyonlara, gazetelere çıkan, bilboardlarda gözüken bir lider” ifadeleriyle bahsediyor. Reuters ise Muhammed bin Salman’ın veliaht prens olarak duyurulmasının ardından, yeni Veliaht Prensi’ni “Suudi Kralı’nın genç reformcu oğlu” olarak ilan ediyor.

Suudi Arabistan’ın “Hedef 2030” sloganıyla ilan ettiği, petrol bağımlılığını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen ekonomik kalkınma planının ve verimsiz Suudi bürokrasisini dönüştürmeyi planlayan hamlelerin arkasında genç prensin olduğu vurgulanıyor.

Al Arabiya, Muhammed bin Salman’ın 21 Nisan’da Bloomberg ile gerçekleştirdiği söyleşiyi kaynak göstererek genç liderin İngilizcesini mükemmelleştirmek konusunda son derece azimli, Sun Tzu ve Winston Churchill’in kitaplarına meraklı olduğunu ve tek eşli bir hayat yaşadığını söylüyor.

BBC Savunma muhabiri Frank Gardner da genç liderin devlet bürokrasisi içerisinde eski moda çalışanların yerine batıda yetişmiş genç teknokratları istihdam ettiğini aktarıyor. Ülkesinde, özellikle genç nüfus içerisinde çok sevildiğini belirtiyor.

ŞAHİN POLİTİKACI

Prens Muhammed bin Salman’ın en çok dikkat çeken özelliği ise dış politika konusundaki “şahin” tavrı. Haziran ayı ile birlikte Suudi Arabistan’ın Katar ve İran ile yaşadığı gerginliğin dozu iyice artmıştı. Genç Prens ise özellikle İran ile ilgili sert sözleriyle biliniyor:

“Şii iktidarı olan bir ülke ile diyalog söz konusu olamaz. Çünkü onlar İslam dünyasını kontrol etmek istiyorlar. Biz İran’ın birinci hedefiyiz. Savaşın ülkemize gelmesini beklemeyeceğiz. Aksine, savaşın İran’da olması için çalışacağız.”

New York Times’ın aktardığına göre, Beyrut merkezli Carnigie Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Yöneticisi Maha Yahya ise Suudi Arabistan’daki değişikliği şöyle yorumluyor:

“Sakin bir diplomasiye ihtiyaç duyduğumuz zamanlardayız. Ateşe körükle gitmek yerine alevleri yatıştıracak soğukkanlı liderlere ihtiyacımız var. Kral Salman yönetimi altında eskisine kıyasla çok daha agresif bir Suudi dış politikası gördük. Şimdi ise işler daha da kızışacak”

DIŞ İLİŞKİLER: İSRAİL’E İYİ HABER

Genç lider Mart ayında, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’ı ziyaret etmişti. Bu ziyaretin Trump’ın ilk yurtdışı ziyaretini Suudi Arabistan’a yapmasında etkili olduğu gelen yorumlar arasında. Ayrıca Muhammed bin Salman’ın, Abu Dhabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed al Nahyan’ın akıl hocalığını yaptığı da birçok kesim tarafından kabul ediliyor.

Söz konusu Arap dünyası olunca, en çok merak edilen şeylerden biri de yeni yönetimin İsrail ile ilişkilerinin ne yönde seyredeceği oluyor. İsrail’in Haartez gazetesi yeni veliaht prensi “Suudi Arabistan’ın Yeni Veliaht Prensi Muhammed bin Salman İsrail ve Amerika İçin İyi Haber” başlığıyla takdim ediyor.

Z’vi Barel imzalı yazıda, genç prensin ABD ile Rusya, Suriye, İran ve IŞİD konusunda anlaştığı iddia ediliyor. Muhammed bin Salman’ın üst düzey İsrail yetkilileri ile buluştuğu da iddialar arasında.

İsrail medyası Suudi Arabistan kralının oğlunun veliahdına duydukları memnuniyeti dile getirerek İsrailli yetkililerle onun arasında gizli görüşmeler yapıldığını duyurdu.

Suudi Arabistan Kralı Selman’ın oğlu Muhammed Bin Selman’ın veliahtlığının Suudi Arabistan’da resmi olarak açıklanmasının ardından tartışmalar sürüyor.

İran’ın yarı resmi haber ajansı Tesnim’de yer alan habere göre; İsrail bakanlarından biri şu açıklamalarda bulundu: “Bu atama Riyad ile Tel-Aviv arasındaki ilişkinin geliştirilmesini sağlayacaktır ve ticaret ve ekonomiye olumlu katkısı olacaktır ve Amerikan Başkanı Donald Trump’ın desteğiyle bütün bölgenin ve bunların başında İsrail’in hayrına sebep olacaktır.”

“İSRAİL’İN ARZUSUYDU”

El-Kuds-ül Arabi bu haberi şu ifadelerle yayımladı:

“İsrail medyası da bu bakan gibi Muhammed Bin Selman’ın atanmasından memnuniyet duymaktadır çünkü o defalarca İsrailli yetkililerle görüşme yaptı ve onun veliahtlığa seçilmesi İsrail’in arzusuydu. İsrail Bilişim ve Enformasyon Bakanı kendi Facebook sayfasında yaptığı paylaşımda Muhammed Bin Selman’ı tebrik ederek ‘Ümit ederim bu seçim Riyad ve müttefiklerinin barış desteğini beraberinde getirir ve İran liderliğindeki aşırıcı İslami yöneliş ve terörizmle mücadele gücü artırır.’ ifadelerini kullandı.

“İSRAİLLİ YETKİLİLERLE BİRÇOK GÖRÜŞME YAPTI”

Kuds-ül Arabi, ‘Arabistan veliahdının İsrailli yetkililerle gizli görüşmeleri’ başlığıyla yayımladığı haberinde “Muhammed Bin Selman’ın seçilmesinden dolayı memnun, mutlu olan İsrail medyası konuyla ilgili birçok analiz ve makale yayımladı. Habere göre, Yedioth Ahranot gazetesi bilgi kaynaklarından naklederek şunları yazdı: Muhammed Bin Selman İsrailli yetkililerle birçok görüşme yaptı ve bu yetkililer onun için şifreli bir isim olarak “oğul” kelimesini kullanıyorlardı.” diye yazdı.

Haberin yazarı Semdar Beery yapılan bu görüşmelerin nerede ve ne zaman yapılacağına ilişkin herhangi bir bilgi vermeksizin şunları yazdı:

“İsrail ile Arabistan’ın ortak dostları, düşmanları ve menfaatleri vardır. Ancak anlaşılan o ki Muhammed Bin Selman İsrail ile yapabileceği işbirliğini hemen açıklamayacak ve bu işbirliğini gizlice devam ettirmeye çalışacak.”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yakınlığı ile bilinen İsrail el-Yevm gazetesi de konuyla haberinde şu satırları yazdı:

“Selman’ın oğlu İsrail’i resmen tanımak için acele etmeyecektir ancak genç ve tecrübesiz birinin seçilmesi, muhtemelen acele kararlar da verecektir ve diğerlerine kıyasla Batı medyası karşısında daha esnek olduğunu göstermektedir ve diğerlerinden daha fazla stratejik ve bölgesel işbirliğinin gerekliliğine ve İran tehdidiyle mücadele edilmesi gerektiği konularını bilmektedir, İsrail ile Arabistan ilişkilerine büyük tohumlar ekmesi bekleniyor.”

Ancak Haaretz gazetesi ise “Suudi-İsrail görüşmeleri, iki yıl önce Kızıldeniz sahilinde bulunan Eyalet şehrinde yapıldı.” bilgisini verdi.

Jaruselam Post gazetesinde Barrılan Üniversitesi Arabistan konuları uzmanı Joshua Taytlbavm tarafından yazılan köşe yazısında “Bin Selman birçok projenin ve planın mühendisidir ve bu plan ve projeler Arabistan ve İsrail’i aynı çizgide tutmaktadır ve O, İran’ın; Lübnan, Irak ve Yemen’deki etkinliğini ortadan kaldırmak için ortak bir cephe oluşturmaya çalışmaktadır.” diye yazdı.

İLK ULUSLARARASI TEPKİLER

Yeni veliaht prensin ilan edilmesinin ardından çeşitli ülkelerden değişiklik ile ilgili ilk mesajlar geldi.

BBC’nin aktardığına göre, İran basını değişikliği “yumuşak darbe” olarak nitelerken, Katar yanlısı Huffpost Arabi de “Kraliyet Sarayı’nda Darbe” ifadesini kullandı.

Suriye medyası konuyla ilgili nötr kalırken, Sputnik’e konuşan Rusya Dış ilişkiler Komitesi Birinci Başkanvekili Vladamir Dzhabarov ise iki ülke arasındaki petrol anlaşmalarının süreceğini vurgulayarak, daha önce Rusya’yı ziyaret eden genç prensin askeri konularda son derece bilgili olduğunu belirtti.

kaynak: Odatv

Yenicag.Info

www.yenicag.info

984