Turkiye Cumhurbaşkanlığı Super Kupası…

MAÇIN ARDINDAN KAFADA KALAN

Hz. Muhammed’in “Az malın hesabı, daha azdır” sözüyle konuya girmek istiyorum.

Gece Şanlıurfa’da oynandığına inanılması zor Cumhuriyetin 100. yılına (1923-2023) rastlayan Fenerbahçe – Galatasaray Cumhurbaşkanlığı Super Kupa Maçı, Türkiye futbol tarihine kara bir leke olarak düşecektir.

Söz konusu kupa maçı geçen yıl, Suudi Arabistan’da bilinen gerekçelerle son anda sahaya çıkıp, evsahibi ülkenin Türkiye Cumhiryeti gururuna dokunan tutumu nedeniyle oynanmamıştı.

Burada oynanması düşünülen bu maçtan fazla kar umut eden – takımı, oyuncusu, hakemi, tv, gazeteci ve her kim olduysa, hepsinin hayalleri suya düşmüştü.
Bu da kişisel inancım açısından da Allah’ın takdiri, temelinde sayısız şehitlerimizin kanı bulunan Cumhuriyetin ve Türk milletinin onuru ve gururundandır.
Ancak düne kadar ertelenen ve hakkı zamanında, doğrusu geçen yıl verilmeyen Şanlıurfa’daki Kupa maçı beklenmeyen, çok tatsız gelişmelere sahne oldu.

U19 genç takımıyla sahaya çıkan Fenerbahçe, ilk dakikada aldığı golün ardından, yönetiminin gizli planladığı kararıyla, sahadan ayrıldı.
Bu durumda hakem de maçı durdurmak zorunda kaldı.

Bu olay, başta Fenerbahçe birinci takım oyuncularını yakından görmek isteyen kendi taraftarlarına, depremin acı yüküyle maça gelip Cumhurbaşkanlığı Kupa Maçı heyecanını bire bir yaşamak isteyen, bütün seyircilere, çok büyük bir haksızlık oldu. O güne gizledikleri hayalleri suya düştü.

Yaşanan bu durum yarın, taraftarlarda tuttuğu takım esasına dayalı daha sert bir kutuplaşmaya da neden olabilir.
Arti ülkede, farklı esaslara dayalı dış kaynaklı ayrıştırma projeleri değirmenine de su götürebilir.

Öte yandan, eğlenmek, coşmak adına vatandaşın-futbol severlerin özde alınterinden milyonlarca doları kazanan bu profesyonel futbol camiası, Şanlıurfa’da sınavdan düşmüş sayılır.
Galatasaray’ın yarım kalan kupa sevinci buruk, fakat Fenerbahçe’nin kaybı, Ali Koç Başkanlı Yönetiminin tahmininden çok daha büyük.

Fenerbahçe Yönetiminin, maçtan gelirin depremzedelere verilmesi kararıyla ilgili, “taraftarların bilet paralarını biz karşılayacağız” şeklindeki açıklaması da son derece incitici.
Feberbahçe Başkanı’nın rahmetli dedesi Vehbi Koç ve Babası Rahmi Koç’tan “Parayla saadet olmaz” türküsünü duymamış olmasına, inanmak zor.

Onur, gurur, saadet, huzur dünyanın hiçbir hyper marketinde satılmıyor. Koç Holding’ìn marketlerinde de yok.

Söz konusu maça, çocuk hakları açısından da yaklaşmak istiyorum.
Ķupa maçında Fenerbahçe takımının maça çıkardığı oyuncuların yaş ortalaması 17.
Maçın normal süresi ise 90 dakika.
Ancak 1,5 dakika sonra takımı sahadan çıkartmakla, çocukların onur ve itibarı da haksız olarak zedelemiş oldu.
Türkiye’nin 14 Eylül 1990 tarihinde imzaladığı BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin16.Maddesi’ne göre bu bir suçtur. Bu yüzden Türkiye Ombudsman’nın (Kamu Başdenetçisi) görevi itibariyle konuyu el atması gerekir.

Sadece bu maç konusunda değil, bu tür gelişmelere yol açan olaylara karşı, yetkili ilgili kurumların görevlerini yasal çerçevede en iyi şekilde yerine getirmeleri bir zorunluluktur.

Oysa, maçla ilgili nasıl bir karar çıkacağı merakla işlenecektir.
İbrahim Arslan/Kosova
09.4.2024

www.yenicag.info

652