Kıbrıs Meselesinde Stratejik Yol Haritası - Hedef: Yeni Müzakere Süreci
Kıbrıs’ta çok hareketli başlayan bir hafta yaşıyoruz.BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Temsilcisi Maria Holguin 6 ay sonra adaya döndü.
Cumhurbaşkanı Erhürman ve Rum Lider Hristodulidis ile görüştü ve yeni bir müzakere sürecinin sinyalini verdi.
Cenevre’de 5+1 Zirvesi için hazırlık yapıldığını açıkladı.
Aynı saatlerde Güney Kıbrıs ve Fransa arasında gayri resmi SOFA anlaşması imzalandı.
Garantör bir ülkenin dışında başka bir ülkenin askerleri Rum tarafında konuşlandırılacak.
BM’den ses yok ama Guterres İnsiyatifini konuşmaya başladık.
BM Genel Sekreteri Guterres görev süresi bitmeden önce on yıldır başlamayan müzakereler için son bir inisiyatif aldı.Altı aylık sürede Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm için ortak bir zemin aranacak.KKTC ve GKRY arasında ne kadar ortak zemin var,elimizdeki enstrümanlar nelerdir ve kısa bir sürede stratejik bir anlaşmaya dönüşmesini gürüşmeler ortaya çıkacak.
Holguin, Cumartesi günü liderle ikinci kez bir araya gelecek.
Gelecek hafta Türkiye ve Atina’da Dışişleri bakanlarıyla görüşme yapması bekleniyor.
Holguin’in Ajandasında Ne Var?5+1 Ne Vaad Ediyor?
Holguin’in ajandasında bizi Cenevre’ye götürecek stratejik bir taslak var.Stratejik taslak yıllardır iki toplum arasında çözülemeyen sorunları yeniden tartışmaya açıyor.
Güven yaratıcı önlemler, Erhürman ve Hristodulidis’in müzakere süreci için sunduğu metodların masada olduğunu söyleyebiliriz. Eğer, bütün tarafların kabul edeceği uzlaşı zemini oluşursa bir stratejik belge ortaya çıkacak.Daha sonra Cenevre’de garantörlerin de katılacağı yeni bir müzakere gerçekleşecek.Yeni müzakere 5+1 formatında olacak.
Bu toplantıda 2017 Crans Montana’da çizilen Guterres Çerçevesi’nin güncellenmesi bekleniyor. Erhürman ve Hristoduludis’in önerilerinin yer aldığı stratejik belgenin Guterres kriterleriyle modifiye edilerek stratejik anlaşmaya ulaşılması hedeflenmekte.
Ortak işbirliği oluşursa Kıbrıs sorununun çözümünde yol haritası olacak stratejik anlaşmanın ilan edilmesi bekleniyor.Bir süre sonra kapsamlı bir çözüme doğru gidilir mi ya da müzakere iklimi oluşur mu ?Kıbrıs toplumu ve siyasi iradeler karar verecektir.
Yeni Müzakereler, Stratejik Anlaşma Süreci
Kıbrıs meselesinin çözümünde kapsamlı müzakereler için konjonktür uygun gözükmüyor.
Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs ın aşılamayacak tabuları ve kırmızı çizgileri var. Kıbrıs Türklerinin egemenliği tartışmaya kapalıdır.
Türkiye’nin KKTC yi egemen eşit bir devlet olarak tanıtma iradesi devam ediyor.Rumlar eşit paylaşım istemiyor. Rum Lider
Hristoduludis:Ben müzakere masasına artık Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaskanı olarak oturacağım”diye açıklama yapmıştı.
Adanın tek sahibi benim diyor. Kabul edilemez!Aslında federasyon zemininin Rumlar için de çözüm olmadığını teyit etmiş. Türk askerinin adadan çıkmasını,Türkiye’nin garantörlüğünün sonlanmasını isteyen bir siyasi profildir Hristoduludis. AB dönem başkanlığı görevi 30 Haziran’da bitiyor. Şu sayılı günlerinde iç siyasetteki başarız liderliğini dış politikadaki tüm tuşlara basarak kapamaya çalışıyor. Güney Kıbrıs’ta önümüzdeki yıl Başkanlık seçimleri var.
Rum’ların ve Netanyahu’nun gözüne girmeye çalışmak için alan açmaya çalışsa da güçlü bir aday olmadığı tecrübeyle sabittir.
Sonuç olarak, kapsamlı müzakerelerin olması için iki taraf arasında güven olması şart!Yıllardır süre gelen acılar var.Güney Kıbrıs’ta artan Türk düşmanlığı, işgalci siyaset,Kıbrıs Türklerinin azınlık olarak görülmesi,tek taraflı gayri resmi anlaşmaların aşılması gerekiyor.Bir kapıyı dahi açamayan,bir yangın söndürme uçağı yardımını bile sırf Kıbrıs Türklerinin statüsü yükselecek korkusuyla kabul etmeyen Rum Tarafından bahsediyoruz.
İki toplum arasında öncelikle işbirliği kültürünün gelişmesi gerekiyor. Her iki toplumun menfaatlerine dayanan enerji, ticaret projelerinin hayata geçmesi bir ihtiyaç.İki farklı kültür arasında İşbirliği Planlanması tecrübe edildikten sonra toplumlar ve yöneticiler kapsamlı müzakerelere karar verecektir diye öngörülmekte.
Tabi toplumları unutmamak gerekiyor. Müzakere süreçlerinin en önemli dinamikleri toplumlardır.Kıbrıs toplumu yıllardır çok yoruldu .
Türkiye Müzakerelerin Neresinde?
Hristoduludis’in “Erdoğan Yeşil Işık Yaktı”İddiası
Rum Lider Hristoduludis ve Rum Basını sürekli olarak C.Başkan’ı Erdoğan’ın sürece yeşil ışık yaktığını gündemde tutuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM kürsüsünden kararlılıkla vurguladığı gibi Türkiye Kıbrıs Adası’nda egemen eşit, iki devletli çözüm politikasından yana.Rumların “yeşil ışık”iddiaları, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın masaya koyduğu 4 maddeyle ilgili. Türkiye, Kıbrıs’ta Garantör ülke olarak KKTC’ nin yanında ve tabiki destekleyecek, konuşacak ve tartışacaktır.
Aslında Cumhurbaşkanı Erhürman’ın açıklamalarından da anlaşılıyor.
Erhürman:Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğinin kabul edildiği, egemenliklerin paylaşıldığı ortak bir zemin oluştuğu taktirde Rum Liderle görüşeceğinin altını çizdi.
Bölgemizde tırmanan gerilimler Türk tarafında enerji ve güvenlik politikalarında kritik öncelik!
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın son zamanlardaki açıklamaları federasyon diline temkinli yaklaşımı, bir devlet adamı olarak Türkiye ile iletişim odaklı bir strateji izlediğini gösteriyor. Rumlar yine algı peşinde. Türkiye algı ve olgular noktasında oldukça tecrübeli. Kaldı ki ortada stratejik bir belge yok. Ortak zemin için mekanizma hazır değil.Yol haritası ve içerik netleşmedi. Bölgemizde devam eden savaşların ortasındayız. Doğu Akdeniz’de KKTC’nin jeopolitiği her zaman emperyalist gözlerin odağı olmuştur.Böylesine kritik bir süreçten geçerken Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC arasına nifak tohumları ekmeye çalışan fitnecilere karşı dikkatli olmak milli görevimizdir











